Gösterim Tarihi: 24.07.2019 Çarşamba 21.00 
Gösterim Yeri: Kalamış Parkı

Yönetmen: Fernando E. Solanas
Senaryo: Fernando E. Solanas
Oyuncular: Marie Laforêt, Philippe Léotard, Miguel Ángel Solá

Arjantin, Fransa / 1985 / İspanyolca, Fransızca / 119 dk. / Renkli / Türkçe Altyazılı / Bluray

Tangolar: Gardel’in Sürgünü, çoğunluğu Arjantinli ve Uruguaylı göçmenlerden oluşan ve Paris’te sürgün hayatı yaşayan bir grup insanın hikâyesini anlatır. Filmin ana karakteri Juan Dos, insanın sürgün olduktan önceki ve sonraki deneyimini ele alan ve tango, komedi ve trajedinin birleşiminden oluşan müzikal bir oyun sahneye koymak ister. Filmde bize hikâyeyi María anlatır. Sürgün bir kadının kızı olan María, Juan Dos’un yazdığı bu oyunda başroldedir. Arjantin’in tango yıldızı Carlos Gardel’e adanan oyunu sahneye koymaya girişen gruptaki her karakter sürgün hayatının bir başka yüzünü temsil eder.  Her biri sürgün deneyimi ile sarsılan benliğini farklı bir şekilde yeniden kurmaya çalışmaktadır. Geçmişleriyle bağ kurmalarına olanak sağlayan bu oyun hepsini bir noktada birleştirir. 

Kendisi de sürgün yaşamış olan yönetmenin otobiyografik özellikler taşıyan filmi, yer yer hüzünlü yer yer komik anlar içeren politik bir filmdir. Bazen nostalji bazen acıyla şarkı söyleyip dans eden ve zaman zaman Arjantin tarihinden önemli kişilerin hayaletleriyle ilişki kuran karakterleriyle gerçeküstü bir yönü de vardır. Bu tarihi kişiler arasında 1800’lü yıllarda Arjantin’in bağımsızlığı için savaşan ve sonunda Fransa’da ölen San Martin ve bizzat yönetmen tarafından canlandırılan tango yıldızı Gardel ile de karşılaşırız.

1983’te Arjantin’in demokrasiye geçişiyle beraber ülkenin karanlık geçmişini dünyaya anlatan filmlerin yapılmaya başladığı bir dönemde çekilen Tangolar: Gardel’in Sürgünü, gerek Arjantin sinemasında gerekse Solanas’ın kariyerinde önemli bir yerde durur.

1936 Buenos Aires doğumlu senaryo yazarı ve yönetmen Fernando E. Solanas, 60’lı ve 70’li yıllar boyunca Arjantin sinemasının evriminde ve genel olarak politik sinemanın gelişiminde büyük rol oynamıştır. Özgür Sinema Grubu ile bir araya gelerek Octavio Getino ile birlikte gerçekleştirdiği, üç bölümden oluşan, dört saat uzunluğundaki Fırınların Saati (La Hora de los Hornos, 1968) belgeseli, sinemada devrimci bir yaklaşımı savunan ve pasif seyirciyi politik adaletsizliklere karşı harekete geçirmeyi amaçlayan Üçüncü Sinema akımını başlatan filmdir. Tiyatro, müzik ve hukuk eğitiminin ardından gazetecilik ve reklamcılık yapan, 1962’de sinemaya başlayan yönetmen, 1976 yılında politik nedenlerle ülkesini terk etmek zorunda kalır ve ancak 1983 yılında Arjantin’e dönebilir. Paris’te geçirdiği sürgün yıllarındaki deneyimlerinden yola çıkarak 1985’te çektiği Tangolar: Gardel’in Sürgünü filmi Venedik’te Jüri Özel Ödülü’nü kazanır. 1988’de Yılmaz Güney’e adadığı Güney (Sur) filmiyle Cannes’da En İyi Yönetmen Ödülü’nü alır. Yolculuk (El viaje, 1992), Bulut (La nube, 1998), Yağma Anıları (Memoria del saqueo, 2004) ve ardından gelen bir dizi belgeselle sinema yolculuğunu sürdüren sinemacı 2004’te Berlin Film Festivali’nde özel bir ödülle onurlandırılmıştır.